Güneş Fırtınası ( Solar Storm )

Güneş yüzetinde gözlemlenen ve güneş lekeleri olarak bilinen bölgeler, uygun filtreleme yöntemleriyle gözlemlendiği zaman etrafına göre daha soğuk olan bölgelerdir. Bu alanlarda oluşan yüksek manyetik alan püskürme ve kütle fırlatılması için gereken uygun şartları sağlar. Güneş lekeleri, döngüsünü 11 yıl gibi bir zamanda tamamlamaktadır. Güneş döngüsünün uzayın durumu ve Dünya’nın iklimi üzerinde de önemli bir etkileri vardır. Güneş etkinliğinin minimumda olduğu dönemler soğuk hava sıcaklıklarıyla, normalden daha uzun süren güneş döngüleri de daha sıcak hava sıcaklıklarıyla ilişkilendirilir. Güneşte bulunan hidrojen çekirdeklerinin füzyonla helyuma dönüşmesi sonucu (saniyede 600 milyon ton) 15-20 bin kilometre uzunluğunda aleveler ortaya çıkar. Güneşte meydana gelen bu püskürme ve patlamalar sonucu, yüksek enerjili parçacıkların dünyaya isabet etmesi üzerine oluşan doğa olayına Güneş Fırtınası (Solar Storm) denir.

Güneş yüzeyünde oluşan patlamalar sonucu serbest kalan enerji uzayın boşluğuna doğru yayılır. Güneş fırtınaları içerisinde katı, sıvı ve gaz halindeki maddeler oldukça yüksek hızlara sahiptirler. Bu parçacıkların dünyamıza veya atmosfere sahip herhangi bir gezegene isabet etmesi; o gezegende jeomanyetik fırtınaya sebep olur. Buda gezegeni çevreleyen manyetik alan da dengesizlik oluşmasına sebep olur. Kutupların gökyüzünde görülen ve kutup ışıkları olarak adlandırılan bu renkli parlak ışıkların (Aurora Borealis ve Aurora Australis) sebebi bu parçacıklardır. Leke döngüsünün ilk zamanlarında patlamalar tehlikesizdir. Ancak döngü sonuna doğru patlamalar, uydu yayınlarını etkileyebilir ve GPS sistemlerinin yanlış okumalar yapmasına sebep olabilir. Geçmişte elektrik güç şebekelerinin kapanmasına sebep oldukları görülmüştür. Güneş fırtınalarının sebep olduğu en büyük zarar verici olay 1859 yılında Avrupa ve Kuzey Amerika’da sebep olduğu orman yangınlarıdır. Oluşan kutup ışıkları ekvatorun güneyine kadar görüldü.

Bugüne kadar bilinen en güçlü güneş fırtınası 1859 da gereçekleşmiştir.

Carrington Olayı olarak da bilinen 1859 güneş fırtınası, 1859 da solar döngü 10 sırasında olmuş güçlü bir jeomanyetik güneş fırtınasıdır. Bir solar alev veya koronal kütle ejeksiyonu, Dünya’nın manyetosferini vurdu ve şimdiye kadar bilinen, Richard Christopher Carrington tarafından gözlemlenen ve kaydedilen en güçlü solar fırtınayı tetikledi.

Bu olay gerçekleştiğinde telgraf, telefon ve elektrik şebekeleri ciddi hasarlar almıştı. Hatta bazı cihazlar enerji hatlarının kesilmesine rağmen enerji vermeye devam etmişlerdi. Malesef birçok çalışanda enerji hatlarındaki elektrik nedeni ile hayatlarını kaybetmişlerdi. 1850’lerde bu denli hasar verebilen bir fırtına şu an olduğunda milyarlarca hatta trilyonlarca dolarlık hasarlara ve çok fazla can kayıplarına neden olabilir.

Günümüzde böyle büyük bir fırtına gerçeleştiğinde malesef yapılabilecek hiçbirşeyimiz yok. Eğer büyük bir güneş patlaması önceden tespit edilirse yapılabilecek tek şey elektromanyetik darbe geçinceye kadar. Tüm cihazlarmızı ve sistemlerimizi kapatmak. Belki bu bile yeterli olmayabilir.

NASA böyle bir durum için sürekli olarak güneş yüzeyindeki lekeleri takip ediyor.

1859 daki gibi bir olay şu an gerçekleştiğinde trilyonlarca dolarlık bir hasar ve en az 1 yıllık karanlık süreci senaryosu belirlenmiş. Şu an büyük metropol şehirlere enerji sağlayan santraller, jeneratörler ve enerji hatları özel yapım cihazlar olduğundan anlık değişim için bir yedekleri malesef bulunmuyor. Manyetik darbe sonrası hasar gören bu yapıları yeniden üretebilecek enerji kaynaklarıda kısıtlı olacağından süreç oldukça uzun olacağa benziyor.

NASA bu çapta patlamaların her 100 yılda bir olduğunu söylüyor fakat halen bu patlamaların hangi zamanlarda olduğunu kesin olarak bilemiyoruz. İkinci Carrington olayının yakın olduğu bilinmekte ve güneş lekeleri büyük bir titizlikle inceleniyor.

1850’lerde sadece Telgraf ve Elektrik şebekemiz vardı ona rağmen ciddi kayıplar yaşanmıştı. Şimdi ise bilgisayarlar GPS sistemleri elektrik şebekelerimiz elektronik ve elektrikli araçlar yani teknolojiye bağımlıyız. Enerji hatları olmadan artık yaşayamaz durumdayız.

Sevgiler,

Aziz Ozdemiroglu
Teknolojik-Blog.Com

FacebookTwitterGoogleTumblrLinkedIn


Bir Cevap Yazın

Connect with: